Arap Baharı Sonrası Yeniden Eski Orta Doğu

Arap Baharı Sonrası Yeniden Eski Orta Doğu

Orta Doğu’da son dönemde yaşanan gelişmeler 2011 öncesine dönüldüğünün sinyallerini veriyor.

Prof. Dr. Cengiz Tomar, Arap Baharı’ndan bugüne Orta Doğu’daki gelişmelerin seyrini AA Analiz Masası için değerlendirdi.

Soğuk Savaş‘ın sona ermesinin ardından, 2000’li yılların başında Türkiye’nin yumuşak gücünün de etkisiyle Orta Doğu‘da bahar rüzgarları esmekteydi. 2011 yılında “Arap Baharı” adı verilen fakat zaman içinde sonbahara, hatta kışa dönüşen süreçte, 20. yüzyılda kaldığını düşündüğümüz totaliter rejimlerin büyük kısmı kendilerini ayakta tutmayı başardı. Türkçeye haysiyet, onur veya şeref gibi kelimelerle çevirebileceğimiz Arapça “Kerâme” şiarıyla başlayan ve bölgeye insan hakları, sosyal adalet ile demokrasi getirmeyi amaçlayan hareketler pek az istisna dışında başarılı olamadı.

Arap Baharı sonrası manzara-i umumi

Üzerinden 10 yılı aşkın bir zaman geçen ve artık belirli bir konsolidasyona ulaşan Arap Baharı sürecinin ardından bölgedeki manzara-i umumiyeye baktığımızda; Arap dünyasının demokratik ülkelerinden Lübnan, yıllarca süren iç savaşın ardından 1990’lı yıllarda yapılan etnik, dini ve mezhebi ayrıma dayalı anayasası ile bir “başarısız devlet”e (failed state) dönüşmüş durumda.

Bölgede değişen durum Türkiye’nin, Mısır, İsrail, BAE ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle ilişkilerini de yakından etkileyecek. Mısır ve Suudi Arabistan ile normalleşme belki biraz daha uzun sürecek gibi görünse de bölgenin, biri Körfez’de diğeri Doğu Akdeniz’de iki etkin devleti BAE ve İsrail ile ilişkiler daha kısa sürede tamir edilecek gibi görünüyor. 

Suriye fiilen üçe bölünmüş; nüfusun yaklaşık yirmide biri hayatını yitirmiş veya sakat kalmış; üçte biri mülteci konumuna düşmüş, diğer üçte biri ise ülke içerisinde göç etmiş bir vaziyette. Irak, ABD işgalinden sonra tıpkı Lübnan’da olduğu gibi etnik, dini ve mezhebi ayrımlara göre düzenlenen bir anayasayla fiilen üçe bölünmüş bir halde.

Körfez’de İran ile Suudi Arabistan-BAE arasındaki bilek güreşinin yapıldığı Yemen artık bağımsız bir devlet olarak neredeyse yok olmakta. Mısır’da Arap Baharı kısa bir başarı elde etmiş olmakla birlikte karşı-devrimle tekrar eskiye dönmüş bir halde. Libya’da halen iktidar mücadelesi vuzuha kavuşmuş değil. Arap Baharı sürecinin doğum yeri Tunus’ta istisna bir başarı elde edilmiş olsa da durum nezaketini korumakta. Arap Baharı sürecinden pek etkilenmeyen Ürdün, Suudi Arabistan ve Fas gibi monarşiler ise stabil halde. İsrail ve İran ise her zaman olduğu gibi bildiklerini okumaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.