Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a “Tazminat” Cevabı: “‘Aldığım Parayı da Türgev’e ve Ensar’a Bağışlayacağım’ Diyor, Yani ‘Çocuklarıma Tekrar Vereceğim’ “

Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisine yönelttiği “Sonunda boş bir ranzaya sen de kapağı atarsın” sözlerine ise “Sizin feriştahınız gelse bize diz çöktüremez” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine 1 milyon TL’lik tazminat davası açması ve kazandığı takdirde parayı Ensar Vakfı ile TÜRGEV‘e bağışlayacağını açıklaması üzerine, ” ‘Tazminat davası açacağım’ diyor. ‘Aldığım parayı da TÜRGEV’e ve Ensar’a bağışlayacağım’, Yani ‘çocuklarıma tekrar vereceğim’… Ya bunlarda akıl da yok ya vallahi yok” dedi. Kılıçdaroğlu, Yargıtay kararının ardından bugün Silivri Cezaevi’ne götürülen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na, “Hapse atarlar, tutuklarlar, gözaltına alırlar ne yaparlarsa yapsınlar asla ve asla onurumuzdan ödün vermeyeceğiz. Ve vermiyoruz. Vermeyenlerden birisi de İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu’dur” sözleriyle destek verdi. Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisine yönelttiği “Sonunda boş bir ranzaya sen de kapağı atarsın” sözlerine ise “Sizin feriştahınız gelse bize diz çöktüremez, kimsiniz siz kimsiniz, Allah aşkına. Eğer biz hapislerden korksaydık bu kadar cesur olmazdık. Biz hapislerden korksaydık sizin gibi olurduk. Biz sizin gibi değiliz. Dün tükürdüğümüzü bugün yalamayız biz. Ne söylediysek sözümüzün arkasındayız” karşılığını verdi.

Kılıçdaroğlu’nun TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“İNADINA BARIŞ, BİRLİKTELİK, KUCAKLAŞMA DİYECEĞİZ

Hiçbir gücün karşısında, hiçbir arkadaşımız genel başkandan başlayarak en aşağıdaki üyeye kadar hiçbir gücün, adaletsizliğin karşısında asla diz çökmedik ve çökmeyeceğiz. Baskı, şiddet kimden gelirse gelsin, asla boyun eğmeyeceğiz. Çünkü biz Kuvayı Milliye ruhunu taşıyan insanlarız. Çünkü biz ülkemizi seven insanlarız. Çünkü biz, bizim gibi düşünmeyen insanların da özgürlüğüne kapı aralayan, onlara özgürlük alanı yaratan insanlarız. Çünkü biz herkesin inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygı duyan insanlarız. Biz bölen değil, kucaklaştıranız, biz bölen, ayrıştıran değil, beraber olmayı düşleyen insanlarız. Biz ülkemizi, bayrağımızı, vatanımızı seviyoruz. Bölmek, ayrıştırmak, kutuplaştırmak, kavga istiyorlar; inadına barış, birliktelik, kucaklaşma diyeceğiz. İnadına, demokrasiye inanmayanları sandık yoluyla göndereceğiz. Onlar gibi yapmayacağız, asla yapmayacağız.

ASLA HİÇBİR BASKIYA İZİN VERMEYECEĞİZ

Demokrasinin bize sağladığı bütün imkanları kullanacağız. Baskı mı kuruyorlar, göğsümüzü açacağız. Yasak mı getiriyorlar, yasağa karşı yürüyeceğiz. Sanattan, kültürden mi korkuyorlar; sanatı ve kültürü yücelteceğiz. O açıdan hiç ama hiç çekinmiyoruz. Söyledim, asla hiçbir baskıya, asla ve asla izin vermeyeceğiz, göğsümüzü açacağız. Her baskıya karşıya dik ve onurlu duruşumuzu her zaman, her ortamda, her yerde sergileyeceğiz. Herkes emin olsun.

DEVLETİ YÖNETENLER HALKA HESAP VERMİYORSA O DEVLETTE YOLSUZLUK VAR DEMEKTİR

Devleti yönetenler şeffaf, erdemli, ahlaklı olmak zorundadırlar. Devleti yönetenler baskı kurmaz. Vatandaşın özgürlük alanını genişletir. O zaman o devlette adalet var demektir. Eğer devleti yönetenler şeffaf değilse, açıklık politikasını izlemiyorsa, halka hesap vermiyorsa o devlette yolsuzluk var demektir. Siyasetçiler zengin oluyor, köşeyi dönüyor demektir. Sadece kendini değil aileleri ile beraber köşeyi dönüyorlar demektir.

Kılıçdaroğlu: Cana Kaftancıoğlu Hakkında Karar Cumhurbaşkanı'nın Siyasi İntikamıdır

DEVLET YÖNETİMİNDE ASIL OLAN HALKIN ÇIKARLARIDIR

Devleti yönetirken katılımcı bir anlayışı, yönetim içinde egemen kılmamız lazım. Yeri geldiğinde referandum yapacaksınız, seçim yapacaksınız, yeri geldiğinde insanların düşüncelerini, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, meslek örgütlerinin görüşlerini alacaksınız. Devlet yönetiminde asıl olan halkın çıkarlarıdır. Devleti hızla büyütecek, itibarlı hale getireceksiniz. Vatandaşın cebi para görecek. Vatandaş, huzur, refah içinde yaşayacak. Devleti yönetenler kaynakları en verimli şekilde kullanmak zorundalar. Devleti yönetenler, savurganlık yapamaz. Dolasıyla devleti yönetmek ciddi, ahlaklı bir iştir.

ADRES BELLİ BİZE KATILACAKSINIZ

Beşli çetelerden, SADAT’çılardan, uyuşturucu baronlarından şikâyet ediyorsanız, adres belli bize katılacaksınız dedim. Biz Van’dayken 15 kadın arkadaşımız Mardin’e gitti. Mardinli kadınlar ile kucaklaştılar. Dolasıyla ben Şanlıurfa’da söz vermiştim. Mardin’e gitmedim ama Diyarbakır’da Mardinlilere de söz verdim. Çiftçilerin büyük sorunu var. Mardin Ovası var. Ankara’dan Mardin Ovası’nda çalışan alın teri döken, emek harcayan bütün Mardinli kardeşlerime sözümdür; halkın iktidarında, bizim iktidarımızda 6 ilde; Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Siirt ve Batman’da çiftçiye elektriği ücretsiz vereceğiz. Yatırım yapacağız.

UYUŞTURUCU BARONLARI İLE KİM FOTOĞRAF ÇEKTİRİYOR

13 Mart Mahallesi Muhtarı Fahri Beşir kardeşimiz, ‘Ekonomiyi çözecek birini bekliyoruz, vatandaşın özellikle de gençlerin sorunu iş, aş; gençler arasında yüksek düzeyde madde bağımlılığı var.’ Biliyorum, ben boşuna mı diyorum uyuşturucu baronları, uyuşturucu çeteleri. Onların arkasında yandaşların verdiği oylarla iktidar olanların sorumluluğu var. Uyuşturucu baronları ile kim fotoğraf çektiriyor? İnsan kaçakçıları ile beraber fotoğrafları kim çektiriyor? Uyuşturucu baronları kim mahkemelerden, cezaevlerinden çıkarıyor. Bütün polis arkadaşlarıma söz verdim ve onların sözünü aldım; iktidarımızda uyuşturucu baronları ile yaptığınız mücadelede hiçbir siyasi güç sizi engellemeyecektir, tam tersine önünüzü açacağız. Sizden sadece şunu isteyeceğiz. Bizim evlatlarımızı uyuşturucudan kurtarın. Uyuşturucu baronlarını yakalayın, hep beraber hapse atalım. Kökünden temizleyeceğiz.

ASLA ONURUMUZDAN ÖDÜN VERMEYECEĞİZ, VERMEYENLERDEN BİRİSİ DE KAFTANCIOĞLU’DUR

İstanbul İl Başkanımız; adaletsiz, hukuksuz kararlarla hapis cezası ile mahkûm edildi. Bugün, savcılığa gitti. Silivri’de şu anda. Sabahleyin evden ayrılmadan önce beni aradı. Kendisi ile konuştuk. Morali gayet iyi. Çünkü biliyor ki bir suç işlediği için değil, onurlu ve dik durduğu için aslında cezalandırılıyor. Biz onların hiçbir siyasi hükmünü tanımıyoruz. Ne derlerse desinler. Duruşumuz, onurumuz, insanlığımız, hedefimiz bellidir. Ne için çalıştığımız bellidir. Hapse atarlar, tutuklarlar, gözaltına alırlar ne yaparlarsa yapsınlar asla ve asla onurumuzdan ödün vermeyeceğiz. Ve vermiyoruz. Vermeyenlerden birisi de İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu’dur.

Kılıçdaroğlu: Ya Bana Katılın Ya Önümden Çekilin

HİÇBİR CHP’Lİ YÖNETİCİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR. ARKASINDA MİLYONLAR VARDIR

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız için de yarın duruşma var. Çalışıyor, üretiyor. İstanbullulara hizmet ediyor. Hazmedemiyorlar. Hala İstanbul’u kaybettiklerine inanamıyorlar. Hala acaba Ekrem Başkan’ı oradan nasıl alırız arayışı içindeler. ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ demişlerdi. Zaten kaybedecekler. Bıçak kemiğe dayandı. Mutfaklarda tencere kaynamıyor. Beyler, Amerika ile Türkiye arasında dolarları transfer ediyorlar. Ben bunu bilmiyor muyum? Açıkladım. Hiç kimse unutmasın, hiçbir CHP’li yönetici sahipsiz değildir. Arkasında milyonlar vardır. Hep beraber milyonlar olarak arkadaşlarımızın arkasındayız.

HAPİSLERDEN KORKSAYDIK BU KADAR CESUR OLMAZDIK

Bu arada bir parantez açayım, birisi de beni hapse göndermekle tehdit etmiş. Sizin feriştahınız gelse bize diz çöktüremez kimsiniz siz kimsiniz, Allah aşkına. Eğer biz hapislerden korksaydık bu kadar cesur olmazdık. Biz hapislerden korksaydık sizin gibi olurduk. Biz sizin gibi değiliz. Dün tükürdüğümüzü bugün yalamayız biz. Ne söylediysek sözümüzün arkasındayız. Bizim sözümüz erkek sözüdür, insan sözüdür. Kadınlar kızmıyor dimi bunu dediğim için?

BU TOPRAKLARDA YABANCI ASKER POSTALI İSTEMİYORUZ KARDEŞİM, BEN BAHÇELİ DEĞİLİM

Bir tweet attık yabancı asker ve NATO konusunda. Yabancı asker istemiyoruz kendi ülkemizde, ne var bunda. Vay efendim bunu nasıl söylersin. Bir daha söylüyorum; bu topraklarda yabancı asker postalı istemiyoruz kardeşim. Ben Bahçeli değilim. Gitti tezkereye ‘evet’ dedi, yabancı askerler Türkiye’ye davet edilebilir diye oy verdi. Ben gerçek milliyetçiyim, gerçek ülkücüyüm, ben gerçekten de ülkemi seviyorum. Ben kendi ülkemde yabancı asker postalı istemiyorum.

DÜN NE OLDUKLARINI BİLİYORDUK, BUGÜN DE NE OLDUKLARINI BİLİYORUZ

Bu muhalif görünenler efendim Kılıçdaroğlu şöyle, Kılıçdaroğlu böyle diye ders vermeye kalkıyorlar. Ya sen düne kadar zorba hakkında tek cümle bile yazmadın ya, bize ayar vermeye kalkıyor. Gazeteci olduklarını söylüyorlar, dün ne olduklarını biliyorduk, bugün de ne olduklarını biliyoruz. Gerçek gazeteciler var. Kalemini satmayan gazeteciler var. Kalemini satmadığı için işinden olan gazeteciler var. Bu gazeteciler de beni eleştirir. Onların eleştirileri benim başımın üstünde.

ÖĞRENCİLERE YURT YAPACAK, NEREDE? MANHATTAN’DA. AMERİKA’NIN EN PAHALI YERİ

Biraz da gülelim isterseniz. Çocuklarına vakıf kurdurmuş. Biri Türkiye’de biri Amerika’da. Alıyor parayı, buradan dolarları oraya. Orada ne yapacak, işte öğrencilere yurt yapacak. Nerede? Manhattan’da. Amerika’nın en pahalı yeri. Oradaki ofisleri metrekaresi bilmem kaç bin dolar. Öğrenci yurdu. Bizim de buna inanacağımızı sanıyor. Sen aklını peynir ekmekle mi yedin kardeşim. Hadi kendi yandaşını, Beşli Çeteyi ikna edebilirsin ama bizi edemezsin. Hadi gittin, Muhammed Ali Clay’in çiftliğini aldın. Ne yapacaksın çiftlikte? Gökdeleni Manhattan’a niye kurdun? Tık yok. Efendim Kılıçdaroğlu’nu mahkemeye vereceğim. E zaten vereceksin. Yapacağın bir şey yok ki zaten, elin mahkûm. Hâkim tayin edeceksin, Kılıçdaroğlu’nu mahkûm edecek. Önemli olan, seçilmiş mahkemede mahkûm olmak değil, milletin vicdanında aklanmaktır.

‘ALDIĞIM PARAYI DA TÜRGEV’E VE ENSAR’A BAĞIŞLAYACAĞIM’, ‘YANİ ÇOCUKLARIMA TEKRAR VERECEĞİM’

‘Tazminat davası açacağım’ diyor. ‘Aldığım parayı da TÜRGEV’e ve Ensar’a bağışlayacağım’, Yani çocuklarıma tekrar vereceğim. Ya bunlarda akıl da yok ya vallahi yok. Sen aldığın paraları alıyorsun, bunları tekrar da TÜRGEV’e, Ensar’a vereceğim. Bunlar Amerika’ya götürecekler. Kim bilir ne yapacaklar. Ayıp olan şu; milyonlarca dolar para gönderiyorsun, gökdelenler yaptırıyorsun, çiftlikler alıyorsun. Gönderdiğin parayı Amerikalılara bildiriyorsun. Amerikalılar biliyor ama biz bilmiyoruz.

BÜTÜN VATANDAŞLARIMA SÖYLÜYORUM BİR SİYASETÇİNİN HESABINI VEREMEYECEĞİ BİR ŞEYİ OLMAMALI

Ben bu TÜRGEV’in, ENSAR’ın bütün malvarlıklarını, aldıkları bağışları kimlerden aldıklarını mahkemeden isteyeceğim. Belki de vazgeçebilirler dava açmaktan. Öyle ‘bağışladım’ değil havale merkezine gönderiyor parayı. Bütün vatandaşlarıma söylüyorum bir siyasetçinin hesabını veremeyeceği bir şeyi olmamalı. Halkından gizlediği bir şey olmamalı. Bir siyasetçinin evlatları para pul işine girmemeli.

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.