Türkiye-İsviçre Ticari İlişkilerinde Büyük Potansiyel Bulunuyor

Türkiye-İsviçre Ticari İlişkilerinde Büyük Potansiyel Bulunuyor

İsviçre’nin İstanbul Başkonsolosu Julien Thöni, “İki ülke tarafından da daha fazla görünürlüğe, daha fazla seyahat eden ve iş birliğini geliştirme amacıyla buluşan delegasyona ihtiyacımız var.” dedi.

İsviçre’nin İstanbul Başkonsolosu Julien Thöni, Türkiye ve İsviçre ticari ilişkilerinde geliştirilebilecek büyük potansiyel bulunduğunu ifade ederek, “Türkiye, nitelikli ve genç bir iş gücüne sahip. Türk hükümetinin yeni teknolojilere verdiği destekler (örneğin, güneş ve rüzgar enerjisi, elektrikli araçlar ve insansız hava araçları, yapay zeka ve dijital dönüşüm) İsviçre yatırımları için de fırsatlar yaratıyor.” dedi.

Thöni, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ve İsviçre arasındaki ticari ilişkilerin son derece yoğun ve aktif olduğunu söyledi.

Thöni, “İki ülkenin ticaret hacmi 2021 yılında 4,6 milyar dolardı. Altın gibi değerli madenleri bunun dışında tuttuğumuz zaman ise 3,5 milyar dolar civarında. Maalesef bu tek tarafın değil, iki tarafın ulaştığı rakam. Türkiye, İsviçre’nin 24’üncü en büyük ticari partneri. Bu sıralamayı çok daha iyi yerlere getirebilecek vizyona sahibiz.” diye konuştu.

İki ülke arasındaki ihracat ve ithalata ilişkin değerlendirmelerde bulunan Thöni, şunları kaydetti:

“İsviçre’nin Türkiye’ye ihracatının yüzde 37’sini kimyasallar-ilaçlar, yüzde 12’sini makineler ve yüzde 11’ini saatler oluşturuyor. Türkiye ise İsviçre’ye ağırlıklı olarak tekstil (yüzde 40), değersiz metaller (yüzde 9), taşıtlar (yüzde 9) ve tarım ürünleri (yüzde 8) ihraç ediyor. Altın ve diğer değerli metaller-taşlar, geleneksel olarak ikili ticaretimizin büyük bir bölümünü temsil ediyor. Bu, 2021 rakamlarına göre, Türkiye’ye olan ihracatımızın yüzde 31’i ve Türkiye’den yapılan ithalatımızın yüzde 14’üne tekabül ediyor.”

Türkiye ile İsviçre arasındaki EFTA-Türkiye Serbest Ticaret ve İşbirliği Anlaşması’nın revize edilerek Ekim 2021’de yürürlüğe girdiğini hatırlatan Thöni, “Söz konusu anlaşmanın potansiyel etkilerini vurgulamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu STA, bir önceki anlaşmanın modern versiyonu. Söz konusu anlaşma, iki ülke arasındaki ticaret tarifelerini çok düşük seviyede tutuyor. Bu durum ise iki ülke arasındaki ticari ilişkilere daha fazla dinamiklik getirmesi açısından çok önemli.” şeklinde konuştu.

“Türkiye, İsviçre için önemli bir turizm destinasyonu”

Julien Thöni, İsviçre-Türkiye ticari ilişkileri açısından turizmin önemli bir yer tuttuğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye, İsviçre için önemli bir turizm destinasyonu. Özellikle Kovid-19 pandemisi öncesinde İsviçreli birçok turist Türkiye’ye geliyordu. Maalesef pandemi sebebiyle sayı hızlı bir şekilde düştü ancak bu sene Türkiye’ye gelen İsviçreli turist sayısında tekrar güçlü bir artış yaşanacağına inanıyorum. 2019 yılında 278 bin İsviçreli turist Türkiye’yi ziyaret etti. Yeniden bu sayıyı ya da çok yakın bir seviyeyi yakalayacağımızı umut ediyorum.”

Türkiye ile İsviçre arasındaki sosyal bağlar ile ekonomik ve ticari ilişkilerin çok daha fazla geliştirilebileceğine emin olduğunu ifade eden Thöni, bu konuda oldukça olumlu olduğunu, belirli sektörlere daha fazla görünürlük getirebilmeleri halinde daha aktif bir ticari ilişki olabileceğini, bunun özellikle teknoloji alanındaki yeni start-up’larla olabileceğine inandığını söyledi.

İki ülke arasındaki iş birliklerinin çok daha fazla ve daha aktif olabileceğini vurgulayan Thöni, “Bu yüzden iki ülke tarafından da daha fazla görünürlüğe, daha fazla seyahat eden ve iş birliğini geliştirme amacıyla buluşan delegasyona ihtiyacımız var. FinTech konusunda her iki ülkede de girişimlerde inovasyon açısından büyük bir potansiyel var.” dedi.

Thöni, İsviçreli iş insanlarının Türkiye’de sadece İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde iş yapmasının yanı sıra farklı bölgelerde de iş fırsatlarını değerlendirmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Türkiye, çok büyük bir potansiyel ile nitelikli ve genç bir iş gücüne sahip. Türk hükümetinin yeni teknolojilere verdiği destek (örneğin, güneş ve rüzgar enerjisi, elektrikli araçlar ve insansız hava araçları, yapay zeka ve dijital dönüşüm) İsviçre yatırımları için de fırsatlar yaratıyor. Ayrıca pandemi sonrasında küresel tedarik zincirlerinin çeşitlenmesi, Türkiye’nin daha fazla yabancı yatırım çekmesi için bir fırsat olabilir. Daha fazla teknoloji transferine neden olabilir. Türkiye’yi İsviçre için ayrıca çekici kılan, Yeşil Anlaşma ve Paris Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalara da imza atmış olmasıdır.”

Türkiye’de şu anda 300 civarında İsviçreli şirketin farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini bildiren Thöni, İsviçre’nin Türkiye’deki en büyük 6’ncı yatırımcı ülke olduğunu söyledi.

Thöni, İsviçre genelinde yatırım yapan Türk iş insanları bulunduğunu aktararak, “Türkiye’den İsviçre’ye yatırım yapmak isteyen Türk iş insanları olursa Swiss Business Hub Türkiye ile iletişim kurup buradan bilgi alabilir. İsviçre’ye yatırım yapan şirketler, rekabetçi ve uluslararası bir ortamdan faydalanabilir.” dedi.

İstanbul’daki İsviçre Günleri

İsviçre’ye Türkiye’de daha fazla görünürlük kazandırmak amacıyla İstanbul’daki İsviçre Günleri’ni düzenleyeceklerini bildiren Thöni, şunları kaydetti:

“İstanbul’daki İsviçre Başkonsolosluğu, Swiss Business Hub Türkiye ve Türkiye’deki İsviçre Ticaret Odası ile birlikte 23-25 Eylül 2022’de İstanbul’daki İsviçre Günleri’ni Yapı Kredi Bomontiada’da düzenleyeceğiz. Türkiye’deki çeşitli İsviçre firmaları kendilerini Bomontiada’da tanıtacak ve çocuklar, gençler ve yetişkinler için ilgi çekici kültürel ve mutfak aktiviteleri gerçekleştirilecek. Alan halka açık ve ayrıca bir İsviçre-Türkiye ekonomik forumu, atölye çalışmaları, öğrenciler için kariyer saatleri ve iki sanat sergisi düzenliyoruz. Amaç, İsviçre’ye Türkiye’de daha fazla görünürlük kazandırmak ve bu alanlarda köprüler kurmaya devam etmektir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.